20/12/2014 14:16
Celal KAZDAĞLI
24/01/2012 11:12

Uğur Mumcu ve Devletin Özal Çizgisi

A+
A-
Uğur Mumcu öldürüldüğünde İstanbul’dan bir grup genç cenazeye katılmak için Ankara’ya geldi.

Gelenler başörtüsü eylemlerini organize eden üniversiteli Müslüman gençlerdi. Acıya ortak olmak, cinayeti işleyenleri lanetlemek, “Bağımsız Türkiye” diye haykırmak istiyorlardı.

Kendilerine başörtü eyleminde destek veren sol aydınlarla dayanışma duygusunu sürdürmeyi arzu ettikleri de anlaşılıyordu.

Ankara’da cenazede atılan bir slogan onları çok rencide etti. Birileri cenazeye katılanlara “Kahrolsun Şeriat” sloganı attırıyordu.

O slogan ilk kez Uğur Mumcu’nun cenaze töreninde attırıldı. O sloganı duyan Müslüman gençler derhal törenden ayrıldılar ve İstanbul’a döndüler.

O acılı günde inançlarına niçin saldırıldığını anlayamadılar. Ama Uğur Mumcu’nun öldürülmesinden sonra yaşanan başörtüsü eylemlerinde solcu gençlerin yanlarından hızla uzaklaştıklarını, bir başka kampta yığınak yaptıklarını gördüler.

Uğur Mumcu cinayetinin arkasında bugüne kadar hep İran’ı gösteren parmaklar, manşetler gördük.

Oysa Uğur Mumcu’nun öldürüldüğü 1993 yılına kadar başka bir hava esiyordu.

Türkiye İran ile çok yakınlaşmış, başta ticari olmak üzere ilişkiler artmıştı.

Sovyetler Birliği dağılmış, kutuplaşma yerini buluşmalara, işbirliklerine bırakmıştı.

Türk Cumhuriyetleriyle ilişkiler artmış, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’nın temelleri atılmış, Bosna ile köprüler yeniden kurulmuş, Irak ve Suriye ile yakınlaşma iyice artmıştı.

İçerde ise PKK sorunu çözüm yoluna girmişti. PKK içinde bulunan sertlik yanlıları devre dışı bırakılmış Abdullah Öcalan Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın başını çektiği devletin yeni çizgisi ile çözüm yolunda ilk adımları atmıştı.

24 Ocak’ta Uğur Mumcu suikastı bu gidişi tersine çevirdi. Arkasından Jandarma Genel Komutanı Org. Eşref Bitlis Şubat ayında öldürüldü. Hemen ardından Turgut Özal’ın şüpheli ölümü geldi. Ve nihayet 33 askerin öldürülmesi ile 93 Türkiye için kırılma yılı oldu.

Dünya soğuk savaş zihniyeti, yapılanması ve kadrolarından kurtulurken, Türkiye ters bir yola girdi; bu yapı ve kadrolara teslim oldu. Bir 10 yıl kaybetti.

Süreç neden Uğur Mumcu ile başladı?

Uğur Mumcu Türkiye’de adını vermeden Ergenekon örgütünün varlığını ortaya çıkaran ilk isimdi.

Can Dündar ile birlikte 1997-98’de yazdığımız “Devlet İçinde Devlet: Ergenekon” kitabı Uğur Mumcu’nun ortaya çıkardığı bilgi ve bulgular üzerine inşa edildi. Uğur Mumcu’dan fazlası örgütün adını Ergenekon olarak koymasıydı.

Uğur Mumcu o örgütü ortaya çıkarmıştı. Öldürülmeden önce PKK içinde o örgütün izlerini arıyordu. Bulduğu izler Ona yeni bir kitap yazdıracak kadar çoğalmıştı.

Uğur Mumcu Devletin Turgut Özal çizgisi ile buluşmuş, birlikte son vuruş için hazırlık yapıyordu.

O hazırlığı bitiremeden Uğur Mumcu’yu bitirdiler. Türkiye’yi Mumcuların Özalların temsil ettiği yeni yolundan çıkardılar.

Türkiye 24 Ocak 1993’te çıktığı o yola 1 Mart 2003 yılında yeniden girdi.



 
 
YORUM
Bu yazıya yorum yazmak için üye olun ya da giriş yapın.
 

Celal KAZDAĞLI
Tüm Yazıları