Nuri KAYIŞ
22.08.2010 - 10:22
Nuri KAYIŞ
Anayasa, Çiğnenmek İçin mi Yapılır?

BDP Genel Başkan Yardımcısı Gülten Kışanak, partisinin Batman mitinginde yaptığı konuşmada şöyle demiş:

“Bizim rengimiz belli; sarı, kırmızı yeşildir. Onlar da bu renkleri kabul edecek ve bizim yeni yazdığımız anayasayla Kürt halkına özgürlük ve demokratik özerk Kürdistan gelecek…”

Hatırlarsınız, bir süre önce de BDP’li Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nde yaptığı konuşmada, “Her bölgede bölgesel parlamento olacaktır. Bu bölgesel parlamentolardan bir tanesi de Kürdistan bölgesel parlamentosu olacaktır” demiş ve şu soruyu yöneltmişti:

“Belediye binamızın önünde ayyıldızlı Türk bayrağıyla, sarı kırmızı yeşil bayrağımız dalgalansa ne olur?”

+++

Kışanak ve Baydemir’in sözleri, Anayasa’nın 3’üncü maddesine açıkça aykırıdır. (Ki bu maddenin değiştirilmesi teklif dahi edilemez.)

Sözkonusu maddede, “Türkiye Devleti ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanunda belirtilen beyaz ayyıldızlı al bayraktır. Milli marşı İstiklal Marşı’dır. Başkenti Ankara’dır” deniliyor.

Bir partinin aynı zamanda milletvekili olan genel başkan yardımcısı ile büyükşehir belediye başkanı Anayasa’yı (tabii Türk Ceza Kanunu’nu da) açıkça hiçe sayıyor, suç işliyor. Ve bu kişilere karşı herhangi bir yaptırım uygulanmıyor.

Böyle bir tablo karşısında, 12 Eylül’de yapılacak Anayasa referandumu ne işe yarayacak merak ediyorum doğrusu.

+++

Ülkenin bütünlüğüyle ilgili Anayasa maddesi korunamazken, halka, “memurların aldıkları disiplin suçları nedeniyle yargıya gitmelerine imkan tanınsın mı, Yüksek Askeri Şura kararları yargı denetimine açılsın mı, aynı iş kolunda birden fazla sendikaya üye olmaya izin verilsin mi, 12 Eylül darbecileri yargılansın mı” sorularını yöneltmenin bir anlamı olabilir mi?

+++

Yazının başlığını tekrarlamakta yarar var:

“Anayasa, çiğnenmek için mi yapılır?”

| Copyright © 2007-2012