Fatin DAĞISTANLI
2010-09-06 23:03
Fatin DAĞISTANLI
Askıdaki İlişkiler

‘Hiçbir zafere çiçekli yollardan gidilmez’
Mustafa Kemal Atatürk

Genç ve güzel bir kadın New York’ta tramvaydadır.
Yanında oturan delikanlı onu bir süre süzdükten sonra, “Ne kadar güzel ayaklarınız var” der.
Kız elinde olmadan ayaklarına bakar.
Balmumumdan dökme gibi ayakları incecik bantlı sandaletler içinde gerçekten hoştur.
Ancak yanıt vermez.
Bakışlarını pencereye çevirir, dışarıyı seyretmeye koyulur.
Aradan az bir zaman geçer, delikanlı bu kez, “Görebildiğim kadarıyla bacaklarınız ve incecik ayak bilekleriniz de adeta eski bir Yunan heykeli gibi çekici. Üstelik de soğuk mermerden değil. Isınızı gözlerimle bile algılayabiliyorum” der.
Kız biraz yukarılara kaymış eteğini olabildiğince aşağı çekiştirir, kapatır.
Artık sadece dizleri görünmektedir.
Delikanlı bu kez, “Dizlerinizin yuvarlağı gururunuzu simgeliyor. Hiç kimsenin önünde diz çökmediğiniz nasıl da belli. Haklısınız, bu güzellik diz çökmez. Sadece önünde diz çöktürür” der.
Bu sözler üzerine kız yine ses çıkarmaz, pencereden bakar.
Bu kez delikanlı, “Ne kadar da…” diye söze başlayacak olur ama sonunu bir türlü getiremez.
Tramvay durakta durmuştur.
Yanındaki genç kız ayağa kalkmıştır, inmektedir.
Bu arada, tam tramvayın merdivenlerinden inerken, delikanlıya döner ve ilk kez sükutunu bozarak ona bir mesaj verir:
“İncil’in 34. sayfasını açın 2. paragrafın ilk satırlarını okuyun!”
Genç kız bu sözü söyledikten sonra hızla uzaklaşır.
Delikanlı sonraki durakta iner.
En yakındaki kitapçıya gider.
Bir İncil satın alır.
34. sayfayı açar, 2. paragrafın ilk satırlarını okur.
Orada şunlar yazılıdır:
“Ey zavallı fani! Gözünü hep aşağılarda gezdirerek kendini yere, küçüklüğe hapsetme, biraz gözünü kaldır, yukarılara bakmayı öğren!”

Referandum süresince liderleri adım adım izliyorum.
Gittikleri her yere neredeyse onlarla birlikte gidiyorum.
Teknolojinin bu kadar ilerlediği günümüzde bunu başarmanın zor olduğunu sanmayın.
Demeçlerini dinliyorum.
Meydanlara toplanan kalabalıklara bakıyorum.
Kampanyaya katılanların yüzlerini okuyorum.
Görüyorum ki.
Hep belden aşağı çalışıyoruz.
Yukarıya bakmayı öğrenemiyoruz.
Siyasetçilerimiz başta olmak üzere toplumda siyasete ilgi duyanlar biraz gözlerini kaldırıp, yukarıya baksalar askıdaki ilişkileri baz alsalar işi çözecekler ama bakamıyorlar, bakmayı öğrenmeyi de denemiyorlar.

Pazar’a sayılı günler kaldı.
Sandıktan Evet ya da Hayır çıkmasının hiç önemi yok.
Evet de çıksa, Hayır da çıksa Yeni Ankara yoluna yürümeye devam edecek.
Bugün CHP iktidarda olsa Evet için yollardaydı.
AKP muhalefette olsa sandıktan Hayır çıksın diye çalışacaktı.
Ezcümle…
Anayasa değişikliği AKP’nin değil Yeni Ankara’nın projesi.
Halkoylamasıyla değişim başlar ya da başlamaz ama Anayasa değişecek.
Yepyeni bir hal alacak.
Türkiye kuvvetler ayrılığından, kuvvetler birliğine adım atacak.
Bir gün gelecek başkanını seçecek!.

Göz önünde yaşananlar değil askıdaki ilişkiler gibi…
Arkadaki ilişkiler önemli.
Kaldırırsanız kafanızı...
Kartalların yüksekte uçtuğunu göreceksiniz.

Gerek yok her sözü, laf ile beyana. Bir bakış bin söz eder, bakıştan anlayana.
Mevlana

İletişim | Kurumsal | Künye | İnsan Kaynakları | Reklam
| Copyright © 2007-2010