Balık hafızamız her şeyi unutturuyor!..
Dün uğradığı ihaneti unutan bir toplum, 12 Eylül askeri darbesini...
12 Eylül’ü yapanların 12 Eylül’e giden süreci nasıl hazırladıklarını nasıl anımsayacak?
11 Eylül’de patlayan bombaların nasıl olup da 12 Eylül’de patlamadığına nasıl kafa yoracak..!
Bugün bile devam eden depolitizasyon sürecine rağmen kendi 12 Eylül’ümü anımsıyorum.
…
Haber alamıyorduk.
Askerler bir cemse ile götürmüş, nereye götürmüş bilmiyorduk.
Babamın bilgi vermesine bile izin vermemişlerdi.
…
Bir hafta sonra çıktı geldi.
‘Misafir edildik’ demekle yetindi.
Halkın oylarıyla seçildiği görevinden uzaklaştırdılar.
Siyasi yasak geldi.
1982 yılında Anayasa referandumu yapıldığında.
Hayır oyu kullanan yüzde 8’in içindeydi..
1983 yılında askerin vesayeti altında kurulan ANAP, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti’nin önünden bile geçmedi.
1987 yılında 82 Anayasa’sının koyduğu siyasi yasakların kaldırılması için geceli gündüzlü çalıştı.
Halk onu dik duruşu nedeniyle taçlandırdı.
…
Kendisinin benimsemediği, hiçbir zaman da benimsemeyeceği bile olsa hiçbir görüşüme karşı bir görüş bildirmedi, yaşamı boyunca.
Beni inandıklarımdan döndermeye çalışmadı.
Yaptığı tek uyarı can güvenliğime ilişkindi.
...
Canlı yayınlardan önce arar izlemesini ister, yayından sonra nabzını alırdım.
Söylediklerimi değil, performansımı değerlendirirdi.
Yazılarımı okur, yorum yapmazdı.
Beni etkilemekten korkardı.
Çocuklarıyla arkadaş olmayı tercih etmişti.
…
12 Eylül’de Anayasa referandumu var.
Halk oylaması.
Vatanın, bayrağın ve toprağın partisi olmaz, anayasanın da partisi yok.
Anayasa değişikliği yeni Ankara’nın çalışması.
AKP’nin değil.
Su içse yarayan Türkiye’nin yeniden yapılanma süreci.
AKP’nin diyenler 2002’den bu yana iktidar ama muktedir olamayan bir siyasi iktidarın anayasa değişikliğini 'şimdiye kadar Meclis gündemine neden getiremedi' sorusunu bulmacada doldurmak zorunda.
Çok kafa yormayın, bu sorunun yanıtını AKP’liler bile bilmiyor.
…
Kıbrıs sorununu masada çözme aşamasına getirmekten öte hiçbir suçu olmayan ve bu nedenle 27 Mayıs neticesinde asılmış Menderes kabinesinin Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’nun ön adını bana vermeyi uygun bulmuş bir adamdı benim babam.
Hem de darbenin nefesini ensesinde hissettiği yıllarda.
AKP’yi ise tek bir gün bile içine sindirmemiş bir adam referandumda kullanacağım oya bile karışmaz, EVET derdi.
Adım gibi eminim buna.
Sayın Dağıstanlı endirektte olsa referandum da "Evet" diyeceğini açıklamış. Elbette değerli görüşlerine saygı duyacağız...Bizler de neden "Hayır"cı olduğumuzu izninizle bir kaç satır ile açıklayalım. Efendim malümunuz son seçimler 22.Temmuz.2007 tarihinde yapıldı ve % 47 ile seçimin mutlak galibi AKP oldu. Ancak AKP'nin o tarihlerde ki seçim bildirgesinde olsun veya lideri Recep Bey'in söylemlerinde 12 Eylül ile hesaplaşacaklarına dair bir görüşleri veya tezleri olmuş mudur ? Ayrıca post-modern darbe girişimi olarak nitelenen Genel Kurmay Başkanı imzalı ve 27 Nisan tarihli "e-posta" hakkında herhangi bir yasal işlem yapılmış mıdır ? Ayrıca imza sahibi komutan trilyonluk zırhlı araç ve madalya ile neden ödüllendirilmiştir ? Gelelim 26 maddelik Anayasada değişiklik istenen maddelere...Tüm kamuoyu biliyor ki bir madde dışında diğer maddeler iktidarın tasarrufunda gerçekleşen özellikle de yüksek yargıyı ilgilendiren hukuksal düzenlemelerdir...Peki bu değişiklikler arasında ne işi var 12 Eylülcülere sorgulama yolunu açan maddenin ? (kaldı ki hukukçular kesin zaman aşımı diyor)...Recep Bey ve AKP kurmayları çok mu dert etmiştir darbenin baskıcı, yasakçı ve karanlık günlerini ? Yoksa böylesi siyasi varyasyonlar kitlelere demokrat görünmenin bir aracı mıdır ? Veya "Evet"e ulaşmanın en kestirme yolu halkımıza sol gösterip sağ vurmaktan mı geçiyor ? İşte bu sorular ve gelinen durum bizleri gönül rahatlığı ile "Hayır"cı yapıyor...Çünkü AKP gerçek demokrasi konusunda samimi değil ve hiç bir zamanda fıtratı gereği darbeler karşıtı olamayacak...Ayrıca darbeler ürünü bir parti ve 8 yıldır da iktidardaysa, umurunda olur mu 12 Eylül Paşalarını yargılamak...Olsa olsa Ersin Paşanın cenaze töreninde olduğu gibi, tam kadro hazırolda dururlar ve selâm çakarlar !..