Bir yandan nefes aldırmayan sıcaklar, diğer yanda gündemin kavurucu sıcaklığı.
İkisi üst üste gelince insan bunalmıyor değil.
Özellikle Yüksek Askeri Şura'ya ilişkin tartışmalar gündemin en sıcak maddesi.
Gelişmeleri takip etmek bile zor.
Her dakika yeni bir haber, son dakika olarak gündeme düşüyor.
Yazılı ve görsel medyadaki haberleri tarayınca Recep Tayyip Erdoğan'ın ne kadarda kudretli bir Başbakan, AKP'nin de muktedir bir iktidar olduğuna ilişkin yorumlar ya da başlıklar gözden kaçmıyor, öne çıkıyor.
…
Medya gelişmeleri böyle okumakta haklı.
Çünkü bilgiye ulaşamıyorlar.
Bilgiye ulaşsalar dahi zaman zaman işlerine gelmiyor, doğru olarak okura ulaştırmak.
Toplumu manipüle ederek, Erdoğan'ın iktidara iyice yerleştiği izlenimini yaratmaya çalışıyorlar.
…
Gelelim sadede.
Yüksek Askeri Şura’da yaşananlar Recep Tayyip Erdoğan'ın ya da AKP'nin operasyonu değil.
Olamaz, hiçbir zaman da olmayacak.
Bu işler bugünkü hükümetin de, gelecekteki hükümetlerin de boyunu aşar.
Dünkülerin de aşıyordu zaten.
…
YAŞ'ta akan gözyaşları Yeni Ankara'nın hamlesi.
Yeni Ankara artık avuç içini değil, elinin tersini kullanıyor.
Bunda da haklı.
Kendi yetiştirdiği evlatlarının ihanetini gören Yeni Ankara'nın sabrı kalmadı.
Bundan sonra ne olur diye merak ediyorsanız.
Su içse yarayan Türkiye'nin yeniden yapılanma süreci hız kesmeyecek.
Güzel günler göreceğiz.
Yaşanan fevkalâde sıcak günlerin üzerine, YAŞ'ın olağanüstü yüksek ateşi de eklenince ülkede tüm dikkatler Ankara'ya çevrilmiş...Ve doğal olarakta "Nereye varacak bu işin sonu ?" diyerek herkesin cevap bulmaya çalıştığı müthiş bir merak ve soruya dönüşmüş ! Evet, olan biteni şaşkınlıkla izleyip anlamaya çalışırken sayın Dağıstanlı sırlarla dolu değerlendirmeleri ile karşımıza çıkıyor ve yepyeni iddialı bir yaklaşımla "Yeni Ankara" teorisini gündeme getiriyor...Teori diyoruz, çünkü bugüne kadar alışılagelmiş ve bildik siyasi analizlerden çok farklı, bir o kadar da enteresan yorum...Üstelik fazlaca ipuçları da verilmediği için satır aralarında "Yeni Ankara"nın şifrelerini çözmeye çalıştık ve olası formüllerini de masaya yatırdık ama, gerçeği söylemek gerekirse işin içinden çıkamadık ! Ancak ilk kez duyduğumuz "Yeni Ankara" olgusu üzerine derin derin düşünmekten de kendimizi alıkoyamadık...Ve doğal olarak gizemli sorular da ister istemez gündemimize oturdu...Şöyle ki, öncelikle "Kimdir yeni Ankara ?", "Bir siyasi güç müdür ?", "Yerli malı mı, uluslararası mıdır ?", "Ülkede ki mevcut kurumların üstünde midir ?", "Legal mi yoksa illegal midir ?", "Mitolojik Tanrılar gibi ilahi bir varlık mıdır ?", "Sivil bir otorite mi veya askersel boyutu da var mıdır ?" "21.yy model Gladio olabilir mi ?" ve son olarakta "Derin devlet midir ?"...Ne dersiniz sayın Dağıstanlı, sıradan bir okurunuz olarak yazınızı okuduktan sonra bizlerin aklına böyle sorular geldi...Yoksa tümden yanılıyoruz da, ilerleyen zamanlarda "Yeni Ankara" üzerine daha aydınlatıcı bilgiler vermeye devam edecek misiniz ? Evet, söyleminize göre "su içse yarayan" bir ülke de yaşıyormuşuz ve güzel günler görecekmişiz ! Tüm bu iyi niyetli değerlendirmelerinize yürekten katılmakla birlikte, "Geminin kaptanı kim ?", "Ne tür personel tarafından yürütülüyor ?" öğrenmek hakkımız değil midir ?(Belki de meslek sırrıdır) Lütfeder merakımızı giderirseniz, sizlere minnettar kalırız...Bu arada "Yeni Ankara"ya lütfen selâmlarımızı iletiniz...Ve ülke yararına icraatlarının devamını bekliyoruz... Saygılarımızla. M.C.