12 Eylül’de yapılacak referandumda sandıktan hayır yada evet çıkması siyasi yaşamımızda elbette çok ciddi etkiler yaratacak.
Örneğin, hayır çıkması halinde AKP’nin ilk genel seçimde iktidarı kaybedeceği düşünülmeye başlanacak, Başbakan Erdoğan bugünkü karizmasını yitirecek, başta CHP olmak üzere muhalefetin erken seçim baskıları artacaktır.
Ama hayır çıkmasının, ders almasını bilmesi halinde AKP’ye büyük faydalar sağlayacağını ve onu 2011’deki seçimde avantajlı konuma getirebileceğini düşünüyorum.
AKP, yaklaşık 8 yıllık iktidarı döneminde toplumda gerginlik yaratmadı mı?
Başbakan’ın sert üslubundan rahatsız değil miyiz?.
Ülkemizde gerçek anlamda demokrasi olduğunu söylemek mümkün mü?
İktidarı korkmadan eleştirebilen bir tek kişi var mı?
Kaç kişi dinlenmediği kuşkusu duymadan telefonda konuşabiliyor?
Ergenekon davasının darbecileri yargılamaktan ziyade muhalefete gözdağı vermeye dönüştüğü kanaati giderek yaygınlaşmıyor mu?
Yolsuzluk ve usulsüzlük iddiaları ayyuka çıkmadı mı?
Bazı medya kuruluşlarına yönelik ciddi baskılar yok mu?
İşsizlik sorununa çare bulunabildi mi?
Terörü önleme konusunda etkin adımlar atılabildi mi?
+++
Sandıktan çıkacak evet oyları, günümüzdeki tüm yanlışların aynen, hatta artarak devam etmesine yol açacak ve ilk genel seçimde AKP iktidarının sonunu hazırlayacaktır.
Buna karşın hayır oylarının fazla çıkması AKP’ye hatalarını gözden geçirme, silkinme, yeniden doğma imkanı yaratabilir.
Belki paradoks gibi görünüyor ama gerçek AKP’lilerin referandumda evet değil hayır demeleri gerekir bence.
12 Eylül askeri darbesi barajlarla birlikte topluma öyle bir seçim sistemi dayattı ki, bir anlamda AKP'nin iktidarı kaçınılmaz oldu. % 47 ile parlamentonun % 65'ine sahip olmak ! Olacak iş değil ama, 8 yıldır görüldüğü gibi oluyor işte. İşin asıl tuhaf tarafı, böylesi anti-demokratik durum muhalefetin iki ana partisi CHP ve MHP'yi yıllardır rahatsız etmedi...Hatta küçük oy hesapları uğruna % 10 baraj engelini de desteklediler. Ta ki Kılıçdaroğlu CHP'nin başına geçene kadar. Dolayısıyla bugün gelinen sonuçtan en az AKP kadar, muhalefette sorumludur. Diğer taraftan mecliste ezici bir üstünlüğe sahip AKP, ülkeyi dikensiz gül bahçesine çevirip istediği gibi at koşturmuştur...Peki bu süreçte muhalefet ne yapmaktadır ? Hiç bir proje üretmeden, sadece AKP karşıtlığı üzerinden muhalif olmak nereye kadar sürerdi dersiniz ? Evet, önemli olan halkımızı ikna etmek ve güvenini kazanmak ise, ülkenin en temel sorunu "Aş ve iş" konularında toplumun gündemine girmeyi başarabildiler mi ? Ayrıca iktidarda ki AKP, kendini demokrasi havarisi gösterip ciddi bir aydın, entellektüel desteği sağlamayı da ihmal etmedi. Özellikle medya dünyamızda aba altından sopa gösterip hizaya sokma operasyonu ile yandaş basının yaratılması projesi eksiksiz yerine getirildi...Ve tüm olan bitenler ülkemizde geniş bir "Evet" cephesinin sahneye çıkmasına neden oldu...Şimdi herkes kendilerine dağıtılan rollerin hakkını vermeye çalışıyor ! Çünkü çoğunun bedelleri önceden ve peşin olarak ödendiği ortamda, "Hayır"cıların işi gerçekten çok zor...Tek başına Kılıçdaroğlu meydan meydan dolaşıp ülkemizi bekleyen tehlikeleri anlatmaya çalışıyor ama, ne yazık ki yalnız...Üstelik parti içinde bekleyen tilkiler bile, olası bir sisli havanın doğmasını dört gözle bekliyorlar. İşte bu koşullarda yapılacak 12 Eylül referandumu "Hayır"lı bir sonuç doğurursa, sayın N.Kayış'ın da vurguladığı gibi AKP'de kazanır, muhalefette...Her şeyden önce de ülkemiz demokrasisi kazançlı çıkar.