Dünya siyaset tarihi komplolarla, skandallarla, olup olmadığı bilinmeyen esrarengiz olaylarla doludur. Gerçek olduğu sanılan bazı olayların aslında hiç var olmadığı ya da sadece bir palavra, bir dedikodu olduğu yıllar sonra anlaşılır. Gerçek ortaya çıkar, ama iş işten geçmiş olur.
Şu anda CHP'de olanlar da işte böyle birşeydir. Deniz Baykal'ın ilişkisi gerçektir ya da değildir; komplodur veya ahlâksız bir montajdır. Hepsi olabilir…Sonuçta CHP lideri “Ben artık yokum” demiştir ve sahne-yi siyasetten çekilmiştir. Ya da öyle görünmektedir.
Asıl sorun ondan sonra başlamıştır. Bir kesim “geri dön başkan” heyecanı içine girmiş, bir kesim ise mantık ve akıl yolunu seçerek “bu bir değişim ve gelişim sürecidir” diye düşünerek yeni bir lider arayışına başlamıştır. Lider ise kendiliğinden ortaya çıkmış ve halkın ve de il başkanları ile milletvekillerinin çoğunluğunun onayını alan Kemal Kılıçdaroğlu muhalefet lideri olmayı göze almıştır.
İşte ne olmuşsa bundan sonra olmuştur. Parti içinde kendi çıkarlarının bozulacağını ve geri plana itileceklerini anlayanlar, partiyi ve ülkeyi düşünmeden Kılıçdaroğlu'nun karşısına çıkmışlardır. Baykal da bu oyuna adeta çanak tutmuş ve il başkanlarının kendisini ziyaretini reddetmiş, onlara randevu bile vermemiştir. Yenilginin acı tadını tadarak, “birleşin” dediği kurultayı bir “soruntay” haline dönüştürmek için elinden geleni ardına koymamıştır.
Baykal'ın geri dönmesi için en çok dua edenler, neredeyse yatırlara adaklarda bulunanlar ise AKP'lilerdir. Çünkü bu durumda seçimlerde CHP oylarının büyük bir bölümü Baykal yüzünden Sarıgül ile DSP'ye kayacak ve büyük bir olasılıkla hiçbiri barajı geçemeyecektir.
Bu bir komplo teorisi değildir. Çünkü Baykal'ın yönettiği partinin bugüne kadarki başarısı ya da başarısızlığı ortadadır. Bir partinin ana muhalefette kalmak için bu kadar çok çalışması ve adeta iktidardan kaçmak için çabalaması dünya siyaset tarihinde ender görülür. Doğaldır ki Baykal'ı isteyenler de olacaktır.
Doğaldır ki onlar da Baykal'ın geri dönmesi veya döndürülmesi için çalışacaklardır. Ancak unutmayalım ki, yeni bir lider CHP'ye büyük ivme kazandıracak ve uyuyan partiyi canlandıracaktır. Klişeleşmiş isimlerin yerine yeni ve yaratıcı isimler gelecektir. Bütün bu nedenlerden dolayı Baykal'ı bırakın kendi haline; deneyimlerden yararlanın ama yaptıklarını yapmayın, söylediklerini iyice düşünün.
Bir de yıllardan beri bir CHP yandaşı olarak acizane ricam bu kurultayı kazasız belasız, Kılıçdaroğlu'nun başkanlığı ile atlatın ve kurultayı soruntay haline getirmeyin. Bence CHP'nin yıllardan beri yandaşlarına olan borcu ancak böyle ödenir.