17.08.2010 - 14:55
Manzaralar

Yılın en önemli ayı ramazan.
Bereket, bolluk, paylaşma, anlama ve farkında olma ayı...
Ama manzara öyle değil.
İbadeti koca yılın tek ayı sananlar çoğunlukta.

Görünen o ki, gösterge sadece oruca ayarlanmış.
Tutuyorsan, iyisin
tutmuyorsan, kötüsün.

Sanki tüm inanç ramazanla kaim.
Ne saçma ki, yılın diğer ayları geçersiz.
İbadet sadece oruç tutmak mı?
Açın halini anlamak için aç kalmak mı?
Üstelik bu iftarda ve sahurda ne yiyeceğini planlayarak aç kalmak.
Ya on iki ay gerçekten aç kalanlar...
Şimdi günün belli bir bölümünü aç geçirerek anlıyoruz öyle mi açın halini

Ben buna katılmıyorum her zaman anlamak önemli
Yılın bir ayı anlamakla olmaz ibadet.
Aç zaten her zaman aç.
Ona uzanacak ele her zaman ihtiyacı var.
Ama manzara bu değil.

Düşünüyorum da, acaba kaç kişi, karşısındakinden gerçekten hiçbir şey beklemeden
birine yardım ediyor.
Kaç kişi karşılıksız ayda iki kez birini doyuruyor.
Kaç kişi kışın, birine bir tas çorba taşıyor. Sanıyorum çok az.

Çünkü bu sayı çok olsaydı zaten bir çok şeyin farkına varmış olurduk.
Farkında olmaktır, açın, üşüyenin halini bilmektir ibadet.
Hastaya yardım etmektir.
Yoksula hissettirmeden el uzatmaktır.
Sokaktaki köpeğin, kuşun karnını doyurmayı akıl edebilmektir.
Bir tas su koymanın anlamını fark edebilmektir ibadet.

Ramazanda oruç tutmayanın, nedenini anlamaya çalışmaktır ibadet.
Bizim caminin imamını mahalleli olarak çok iyi anlıyoruz.
Ezanı banttan okuduğunda kimse caminin kapısına dayanmıyor.
Eğer elektrik kesikse, iftar saati bile olsa minareye çıkıp ezan okumuyor.
Kimse ses etmiyor herkes saatine bakıyor, orucunu açıyor.
“Birader ramazanda da bu olmaz ki” demiyoruz.
Manzara farklı yani.

Farkında oldukça, anlayışla yaklaştıkça ve ibadeti sadece bir ayla sınırlı sanmadıkça
daha çok gelişip güçleneceğiz.

Kim bilir,
birbirimizi
her halimizle sevmeyi öğrendikçe
dinleyip anlamayı da daha kolay öğreneceğiz.

| Copyright © 2007-2012