03.08.2010 - 18:04
Spor Salonu Tüyoları

Son yazımda bundan sonra benim için kolay sizin için zor olan bölüme başlayacağız demiştim. Ama başıma gelen bir iki olay bu yazıya başlamayı sizin egzersize başlamanız kadar zor hale getirdi.

Egzersiz yeni hayatınızda en önemli anahtar olacak demiştik. Peki bunu nasıl yapacaksınız. İşe evinizde mutlaka var olan ve kapağında 2 haftada dümdüz bir karın, 1 ayda sım sıkı bir kalça, 3 haftada incecik bir bel, 2 haftada 2 beden incelin gibi yazılar olan dergilerinizi bir araya toplayarak başlayın. İçerisinde bahsedilen bu bölümleri açıp hepsini masaya yayın. Kısaca içeriklerine bir göz atın. Hepsinin değişmeyen tek bir ortak noktası var. Gösterilen tüm diyet ve egzersiz programları size birkaç hafta gibi çok kısa bir zamanda taş gibi bir vucut yada istediğiniz gibi bir vucut bölümü vaat etmektedir. Gerçek ise bundan çok uzaktadır. Yeni bir hayata kavuşmak istiyorsanız eğer yapmanız gerekenler ve size gereken süre söylenenin çok çok ötesindedir. Bütün bu dergileri toplayıp kağıt çöpüne atın. Bu dergiler tekrar kağıt haline getirilip de üzerine doğru bir şeyler yazdığında size faydalı olabilir ancak.

“Egzersize nasıl ve nerden başlayacağım? Kaç gün nasıl yapacağım?” gibi temel sorularınız olacak. İşte cevaplar….

Egzersize başlamanın en etkili yolu bir spor merkezine kayıt olmaktır. Bu herhangi bir spor merkezi olamaz. En önemli unsur evinize çok yakın olmalı veya iş ve ev arasındaki güzergahta olmalı. Yani oraya gitmek için fazla zaman harcamamalı yada trafikte tüm enerji ve motivasyonunuzu kaybetmeden kolayca ulaşabilmelisiniz.

Kesinlikle kaliteli ve bir çok insanın kayıt olduğu bir spor salonu olmalı.Yapılan araştırmalar kalabalık yapılan egzersizlerin kişileri daha iyi motive ettiğini göstermektedir. Bunda bir çok faktörün rolü olabilir; topluluk psikolojisi, etraftakilere hava atma, kendini yüceltme, güzel erkek yada kadınların ilgisini çekme gayreti…Kendiniz için hangisini yada hangilerini seçerseniz seçin sonuçları sizin için iyi olacaktır.

Ayrıca bu tip salonlara ödenen paranın daha fazla olmasının sizde yaratacağı “dünya para ödedim ama gidemiyorum” şeklindeki baskı da işinize yarayacaktır.

İyi spor salonları aynı zamanda iyi ekipman anlamına gelir. Etrafınızdaki insanlara bir sorun ne kadar çok kişinin (özellikle kadınlar) yıllardır hiç koşmadığını göreceksiniz (şaka gibi ama gerçek). Birde çocukluğunuzu düşünün, ne kadar çok koştuğunuzu. Yıllardır hiç koşmamışsanız profosyonel, şoku absorbe eden bir koşu bandında yavaşça koşabilirseniz. Ama aynı şeyi sıradan bir koşu bandında yaparsanız ertesi gün diz ve özellikle ayak altı ağrıları ile uyanırsınız. Buda motivasyonunuzu olumsuz etkiler.

Çocuklu iseniz içerisinde mutlaka çocuklarınıza bakabilecek eğlenceli çocuk klüplerinin olduğu bir spor merkezi olmalı. Siz gitmek istemeseniz de “hadi spora gidelim, hadi spora gidelim” şeklinde sonsuz bir enerjiyle bıkıp usanmadan tekrar ettikleri istekleri sizi salona getirecektir. Onlar çocuk klübünde eğlenirken sizde biraz kafa dinleyip sporunuzu yaparsınız.

Yanınıza sevdiğiniz bir arkadaşınızı, eşinizi yada sevgilinizi alıp onuda kayıt ettirebilirseniz eğer gitmeniz dahada kolaylaşır (salon ücreti azalmasıda bonusu olur). Siz isteksiz bile olsanız sizden daha istekli olan bu kişi sizi sürükleyebilir.

Spor salonlarında egzersiz yaparken sizin için en büyük tehlike sıkılmakdır. Yani yürürken yada diğer şeyleri yaparken canınız sıkılmamalı. Bu spor salonlarında en sıkıcı bölüm olan ve nispeten daha uzun süre yapılan aerobik egzersizler kısmında (bisiklet, yürüme bandı, uzay yürüyüşü vb) önemlidir. Bunun için müzik seviyorsanız mutlaka müzik dinleyin yada çalışmanızın bu kısmını televizyonda seyretmekten en çok hoşlandığınız dizi yada filmlere denk getirin (bu aralar yarışma programları da olabilir !)

Yanınıza cep telefonunuda alın. Bunu sizi sporda iken arayan arkadaşlarınızın nerede olduğunuzu sorduklarında “spordayım” derkenki keyfi alabilmek için ve bazende sıkıldığınızda gevezelik edebilmek için yapın.

Bekar yada çocuksuz çiftler için haftada 3 gün, evli ve çoçuklu olanlar için haftada 2 gün gerçekçi bir hedeftir. Daha fazlasını yapmak tabi ki daha iyidir ama en azından başlangıçta denemeye kalkmayın. Yapabileceğinizi düşündüğünüz şeyleri daha baştan yapamadığınızı görmek sizin için en büyük tehlikelerden biridir.

Salona başladıktan 3 ay sonra egzersizi salon dışı hayatınızda sokmanız gerekecek. Bu 3 aylık zaman zarfında salon dışında uzun yürüyüşler dışında başka hiç bir şey yapmayın. Bu yürüyüşler spor ayakkabılarınızı ve eşofmanlarınızı giyip sahilde yürümek gibi hazırlık gerektiren yürüyüşler olmasın. Sadece günlük işlerde nomalde kesinlikle vasıtayla gideceğiniz mesafelere yürüyerek gitmek olsun. Üç ay sonrasını, yani salon dışı hayatınıza egzersizi nasıl sokacağınızı da o zaman konuşacağız.

Kendinize gerçekçi hedefler koyun ve kendinize tutamayacağınız sözler vermeyin. Spor salonunun parasını ödeyip gitmeyenlerden de olmayın. Sağlıklı bir vücut çok uzağınızda değil ama çok yakınınızda da değil. Belirleyici olan sizsiniz. Sizin içinde bir eşik var ve bir kez öbür tarafa atladığınızda bir daha bu tarafa dönemezsiniz.

Umarım bir spor salonunda karşılaşırız, sağlıcakla kalın.

| Copyright © 2007-2012