Nuri KAYIŞ
28.08.2010 - 20:46
Nuri KAYIŞ
Yanlış mı Anladık, Yanlış mı Anlattı?

Önce, genel başkanlığa kesinlikle aday olmayacağını açıkladı.

Sonra, “yanlış anlaşıldığını” belirtip aday oldu.

Önce, “üniversiteye türbanla girilecek” dedi.

Sonra, “yanlış anlaşıldığını” söyleyip sözlerini düzeltti.

Önce, iktidar olunca genel af çıkaracağını söyledi.

Sonra, “yanlış anlaşıldığını” ifade etti, “Af Öcalan’ı kapsamaz” diye konuştu.

+++

Biz mi yanlış anlıyoruz.

Yoksa Kemal Kılıçdaroğlu mu yanlış anlatıyor.

Vallahi anlayabilmiş değilim…

Anladığım ortada bir yanlışın olduğu…

Hadi yarın seçmen, CHP’ye yeterli desteği vermezse ne olacak?

Suçlamak mümkün mü onları…

Hele de “yanlış anlaşıldık” derlerse…

+++

Şaka bir yana, politika tutarlılık ister…

Kılıçdaroğlu kendisine tanınan büyük krediyi bir mirasyedi bonkörlüğüyle harcamamalı.

İrticalen konuşmak tüm politikacılar için tuzaklarla doludur.

Bazen kalabalığın coşkusuna, heyecanına kaptırırsınız kendinizi ve önünü arkasını fazla düşünmeden bazı sözler söyleyiverirsiniz…

Ben Bülent Ecevit’i birçok seçim kampanyasında takip ettim.

Yaşlılık yıllarında olduğu gibi, genç bir politikacıyken de konuşacağı metin her zaman önünde dururdu ve o metinden kolay kolay dışarı çıkmazdı.

Kılıçdaroğlu’nun bu konuda Ecevit’i örnek almasında yarar var doğrusu.

Başbakan Erdoğan da çarpıcı bir örnek olabilir kendisine.

Erdoğan, konuşma metni önündeki ekranda yer aldığı ve onu okuduğu zaman son derece derli toplu konuşuyor. Ancak metinden ayrıldığı zaman yanlışlar, tartışılacak sözler ardı ardına sıralanıyor.

+++

Kemal Kılıçdaroğlu’na nacizane tavsiyem, konuşma öncesinde bir metin hazırlaması ve o metne sadık kalmasıdır.

Tabii halkın kendisine gösterdiği büyük sevgi ve güvenin aşınmasını istemiyorsa.

Pzr, 08/29/2010 - 13:16
Macit Cününoğlu kullanıcısının resmi
Macit Cününoğlu

D.Baykal'ın önderliğinde geçen 18 yıl CHP'yi fazlasıyla yıprattı. Bırakalım baraj altında kalmasını, %20 oranındaki oya kitlenip statükocu yapısını koruması bile başarı olarak gösterilmeye başlanmıştı ! İşte bu koşullarda Kılıçdaroğlu'nun partinin başına sürpriz bir şekilde geçmesi, CHP'ye tekrar olumlu ivme kazandırdı...Elbette böylesi değişimin en önemli etkenlerinin başında Kılıçdaroğlu'na duyulan yüksek düzeydeki güven geliyordu...Ve o nedenledir ki başta Rahşan Ecevit, peşinden de M.Sarıgül (TDH'yı dağıtma pahasına) CHP'ye omuz verdiler. Tüm bu gelişmeleri Baykal'ın yüksek egosundan, parti içi anti-demokratik uygulamalardan kurtulmaya ve izlediği devletçi politikaların son bulmasına bağlamak elbette ki yanlış olur...Bu kredinin açılmasında ki en önemli etken Kılıçdaroğlu'nun söylemleri ve çok kısa sürede sergilediği doğru politikalar olmuştur. Özellikle türban ve Kürt sorununa yaklaşımı kamuoyunun büyük bir kesimi tarafından yüreklice bulunmuş ve takdirle karşılanmıştır. O nedenledir ki foyası dökülmeye başlayan Başbakan Erdoğan'ın kimyası bozulmuş ve cepheden CHP liderine sayıp dökmeye başlamıştır...Hatta hızını alamayıp düzeysiz eleştirileri ta rahmetli İsmet İnönü'ye kadar uzanmıştır. Gelelim Kemal Bey'in en son yaptığı genel af çağrısına, bir kez ön koşul olarak "silahlar sussun" diyor...Ne kadar da haklı, çünkü barış başka nasıl sağlanabilir ki ? Ya Recep Tayyip Bey ne yapıyor, çıkıyor meydanlara bayrak rengi, şehit kanı üzerinden klasik demogojilerini pazarlamaya başlıyor...Bu arada MHP'ye gönderme yapmayı da ihmal etmiyor "Sizin kadim dostunuz benim, CHP'ye de asla güvenmeyin" mesajlarını veriyor ! Halbuki daha dün "Açılım " safsatası altında Habur rezaleti yaşanmasına neden olan kendileri, Apo ile sabah-akşam görüşen yine kendi memurları...Ama Kılıçdaroğlu konuştu mu, oluyor PKK'nın avukatı ! Var mı yeryüzünde böyle bir siyaset anlayışı ? Daha doğrusu Recep Bey, halkımızın tümünü aptal mı veya balık hafızalı mı zannediyor ? Ve son olarakta Kılıçdaroğlu, ne söylediğini bilen, sözünün arkasında duran ve asla kıvıtmayacak yapıda olan bir lider...Ha, bazı basın mensupları söylediklerini çarpıtıyormuş...Varsın olsun, "yiğitlerin" "bulutların" karşısına çıkmaktansa, halkımızın karşısına aslanlar gibi çıkıp "geliyoruz" demesi bile umtlarımızın yeşermesi için en önemli neden...Ayrıca bizler yazılı metinden okuyan değil, doğaçlama konuşan "Yiğitoğlan" Kemal Bey'i daha çok seviyoruz...Sürçü lisân ederse de biliyoruz ki kurnazlıktan, sinsilikten değil, samimiyetindendir...Bu arada inanın yanlışta anlamıyoruz...

| Copyright © 2007-2012